Sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla küresel ölçekte fark yaratan Hayat Holding, çevre bilincini yaygınlaştırmayı amaçlayan “Hayata İyi Bakarız – Ekolojik Okuryazarlık” projesiyle iki prestijli ödülün sahibi oldu. Holding, The Hammers Awards 2025’te İklim Krizi Alanında En İyi Ekip kategorisinde Altın Ödül kazanırken, Sürdürülebilir İş Ödülleri kapsamında Sürdürülebilirlik İletişimi Ödülü ile de ödüllendirildi.
Nesiller Boyu Fayda vizyonu ödülle taçlandı
88 yıllık köklü geçmişiyle Türkiye’nin öncü gruplarından biri olan Hayat Holding, “Nesiller Boyu Fayda” yaklaşımını eğitimle birleştirerek çevresel farkındalığı artırmayı hedefliyor. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Ekolojik Okuryazarlık projesi, çocuklara doğayla uyumlu yaşam becerileri kazandıran, sürdürülebilir gelecek bilincini güçlendiren kapsamlı bir eğitim modeli sunuyor.
Proje; Hacettepe Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin bilimsel katkılarıyla oluşturulan içerikler, interaktif eğitim araçları ve oyun temelli öğrenme modelleriyle dikkat çekiyor. Türkiye temsili bir çalışma kapsamında belirlenen 30 ilde, 900 okulda uygulanan proje, 86 bin 500 öğrenci, 3 bin 300 öğretmen ve 160 bin veliye ulaştı.
Hayat Holding, proje süresince 80 bin gözlem defteri, 650 bin oyun aracı ve 90 bin kitap dağıtarak çevreyle güçlü bir öğrenme köprüsü kurdu.
Ekolojik okuryazarlıkla geleceğe yön veren model
Proje, biyolojik çeşitlilik, iklim eylemi ve sorumlu üretim-tüketim başlıklarında farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Çocukların doğayla etkileşim kurmasını destekleyen bu model, uzun vadede toplumsal çevre bilincinin yükselmesine katkı sağlıyor.
Hayat Holding’in bu çalışması, kurumun sürdürülebilirliği sadece bir hedef olarak değil, iş yapış biçimlerinin merkezinde konumlandırdığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Hayat Holding’in iki büyük ödülle taçlanan Ekolojik Okuryazarlık projesi, Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında örnek gösterilebilecek bir dönüşüm modeline işaret ediyor. Proje, eğitim ve çevre bilincini birleştirerek uzun vadeli bir toplumsal etki yaratma potansiyeli taşıyor. Özellikle çocuklara doğayla uyumlu yaşam becerileri kazandırma yaklaşımı, sürdürülebilirlik stratejilerinde insan merkezli inovasyonun önemini güçlendiriyor. Bu başarı, kurumsal sosyal sorumluluk anlayışının iletişimle sınırlı kalmayıp, ekolojik farkındalığın kültürel bir değere dönüşebileceğini kanıtlıyor.

