Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans, aile içi para yönetimini merkeze alan yeni nesil banka kartı “Biz Kart“ı kullanıma sundu. 8 yaş ve üzeri bireylerin finansal sisteme dahil olmasını sağlayan bu yeni ürün, Hayat Finans müşterisi olma şartı aramadan tamamen mobil kanallar üzerinden yönetilebilen kapsayıcı yapısıyla dikkat çekiyor.
Biz Kart Tek Uygulama Üzerinden Limit ve Kategori Bazlı Yönetim İmkanı Sunuyor
Biz Kart, ebeveynlere ve aile büyüklerine, tanımladıkları ek kartlar üzerinde tam denetim yetkisi veriyor. Kullanıcılar, tek bir uygulama üzerinden kart bazlı harcama limitleri belirleyebilirken, market, oyun veya eğlence gibi kategori bazlı kısıtlamalar da getirebiliyor. Anlık işlem bildirimleriyle harcamaların şeffaf bir şekilde takip edilmesini sağlayan sistem, çocukların ve gençlerin finansal okuryazarlık kazanmasına güvenli bir ortamda olanak tanıyor.
Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz 1,8 Milyon Kullanıcıya Ulaştıklarını Açıkladı

Tanıtım toplantısında konuşan Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, bankanın kısa sürede 1,8 milyon kullanıcıya ve 20,9 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştığını belirtti. Karagöz, Biz Kart ile finansal kararların aile içinde birlikte alındığı bir model geliştirdiklerini ve Türkiye’de uzun süredir eksik kalan “aile bankacılığı” alanını yeniden tanımladıklarını vurguladı. Hayat Finans Bireysel Ürün Yönetimi ve Müşteri Deneyimi Direktörü Yeşim Yunuslar ise çocukların finansal bilinçlerinin 8 yaş itibarıyla şekillendiğini belirterek, ürünü bu içgörüyle tasarladıklarını ifade etti.
Hayat Finans’ın “Biz Kart” hamlesi, dijital bankacılığın rekabet alanını bireysel kullanıcılardan “hane halkı ekonomisine” taşıyan stratejik bir adımdır. Özellikle 18 yaş altı kitleyi hedefleyen bu ürün, ön ödemeli kartların domine ettiği pazara “banka güvencesiyle” giriş yaparak rekabetin seyrini değiştirebilir. Bir bankanın müşterisine sadece kendi cüzdanını değil, çocuğunun veya ebeveyninin cüzdanını da yönetme imkanı vermesi, müşteri sadakatini artıran ve ekosistem içinde kalıcılığı sağlayan güçlü bir bağlayıcı unsurdur. Bu hamle, finansal okuryazarlığı bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi olmaktan çıkarıp, somut bir bankacılık ürününe dönüştürmesi açısından da değerli.


