UN Global Compact Türkiye’nin 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı 6 Mart 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Pegasus Hava Taşımacılığı CEO’su Güliz Öztürk, yapılan seçim sonucunda UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve getirildi. Genel kurulda ayrıca 2026–2029 dönemi Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri de belirlendi.
Türkiye’de “Küresel İlkeler Sözleşmesi İmzacıları Derneği” olarak faaliyet gösteren UN Global Compact Türkiye, iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda dönüşümünü destekleyen platformlardan biri olarak öne çıkıyor. İstanbul’da The Marmara Hotel Taksim’de düzenlenen toplantı, iş dünyası temsilcileri ve sürdürülebilirlik alanında çalışan kurumların katılımıyla gerçekleştirildi.
Sürdürülebilirlik stratejileri gündemde
Toplantının açılış konuşmasını yapan UN Global Compact Türkiye Kurucu Başkanı Ahmet Dördüncü, son yıllarda yaşanan küresel gelişmelerin sürdürülebilirlik politikalarının önemini daha görünür hale getirdiğini vurguladı.
Jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki değişimler, ekonomik dalgalanmalar ve teknolojik dönüşümün şirketlerin stratejik kararlarını doğrudan etkilediğini ifade eden Dördüncü, sürdürülebilirlik yaklaşımının özellikle belirsizlik dönemlerinde kurumların yönünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini söyledi.
UN Global Compact’in 2025 CEO Araştırması’na da değinen Dördüncü, CEO’ların yüzde 99’unun küresel zorluklara rağmen sürdürülebilirlik taahhütlerini sürdürmeyi ve kapsamını genişletmeyi planladığını belirtti.
Dördüncü ayrıca UN Global Compact Türkiye’nin çalışmalarının İstanbul merkezli bir yapıdan ülke geneline yayılan bir ekosisteme dönüştüğünü ifade ederek, 2019’dan bu yana Türkiye’den yüzlerce şirketin platforma katıldığını hatırlattı. Bu büyümenin iş dünyasında ilkelere dayalı yönetim anlayışının güçlendiğini gösterdiğini dile getirdi.
Yeni dönemin odağında sürdürülebilir dönüşüm
Genel kurulda gerçekleştirilen seçim sonucunda Pegasus Hava Taşımacılığı CEO’su Güliz Öztürk, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve başladı.
Göreve seçilmesinin ardından konuşan Öztürk, iş dünyasının küresel ölçekte daha güçlü bir liderlik yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Günümüzde alınan stratejik kararların yalnızca kurumların performansını değil, aynı zamanda dünyanın ortak refahını da etkilediğini vurguladı.
Öztürk, yeni dönemde çalışmaların üç temel başlık etrafında yürütüleceğini belirtti. Bu başlıklar; şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki bilgi ve uygulama kapasitesini artırmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve sürdürülebilirliğin yarattığı iş değerini daha görünür hale getirmek olarak sıralandı.
Yeni yönetim dönemi başladı
Genel kurulda yapılan seçimle birlikte UN Global Compact Türkiye’nin 2026–2029 dönemi yönetim ve denetim kurulları da şekillendi. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine Güliz Öztürk seçilirken, farklı sektörlerden birçok kurum temsilcisi yönetim yapısında yer aldı.
Yeni dönemde platformun sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda şirketler arası iş birliklerini artırması, iyi uygulama örneklerini yaygınlaştırması ve sürdürülebilir iş modellerinin gelişimine katkı sunması hedefleniyor.
Sürdürülebilirlik gündemi son yıllarda şirket stratejilerinin merkezine yerleşen başlıklardan biri haline geldi. Enerji dönüşümü, iklim riskleri, tedarik zinciri güvenliği ve sosyal etki gibi konular, yalnızca çevresel politikalar kapsamında ele alınmıyor; kurumsal yönetim ve finansal performansla doğrudan ilişkilendiriliyor. UN Global Compact Türkiye gibi platformlar, iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda ortak bir çerçevede hareket etmesine katkı sağlayan önemli ağlardan biri olarak öne çıkıyor. Yönetim değişiklikleri ise söz konusu ağların yeni dönem stratejilerini belirlemesi açısından dikkatle izlenen gelişmeler arasında yer alıyor. Güliz Öztürk’ün başkanlık görevine seçilmesi, Türkiye’de kurumsal sürdürülebilirlik gündeminin iş dünyası liderleri tarafından daha güçlü şekilde sahiplenildiğini gösteren adımlardan biri olarak değerlendirilebilir. Şirketlerin sürdürülebilirlik performansını ölçen ve yöneten yeni yönetim modelleri, önümüzdeki dönemde hem yatırımcı ilişkileri hem de kurumsal itibar açısından daha belirleyici hale geliyor.


