Türkiye merkezli fintek oyuncusu GTech, Balkan finans ekosisteminde dikkat çeken bir dönüşüm projesine imza attı. Şirket, Kuzey Makedonya’nın önemli bankalarından Halkbank AD Skopje’nin veri ve performans mimarisini yeniden tasarlayarak dijital dönüşüm sürecini hızlandıracak stratejik bir iş birliği başlattı.
GTech ile Halkbank AD Skopje arasında kurulan ortaklık, Türkiye’den Balkanlara uzanan fintek ihracatının yeni halkası olarak öne çıkıyor. 48 şubelik operasyon ağına sahip Halkbank Üsküp, yeni nesil analitik mimariyle veri odaklı büyüme vizyonunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Symphony Analytics ile Yeni Nesil Veri Mimarisi
Proje kapsamında GTech’in ileri analitik çözümü Symphony Analytics devreye alınıyor. Kurulan yeni nesil mimari ile veri iş akışları optimize ediliyor, kurumsal performans ve çeviklik üst seviyeye taşınıyor.
Sistem, 200’ün üzerinde hazır KPI ve finansal model üzerinden stratejik içgörüler sunarak karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Raporlama altyapısı sadeleştirilirken banka genelinde tutarlılığı sağlayan kurumsal düzeyde bir veri temeli oluşturuluyor.
Ayrıca self-servis iş zekâsı yaklaşımı ve 15’in üzerinde gösterge paneli sayesinde iş birimlerinin gerçek zamanlı verilere bağımsız erişimi mümkün hale geliyor. Böylece BT birimine olan operasyonel bağımlılık azalıyor ve veri demokratikleşmesi güçleniyor.
Bölgesel Büyüme Stratejisi
GTech Yönetici Ortağı Gürhan Taşkaya, Türkiye’de geliştirilen bankacılık ürünlerinin uluslararası pazarlara taşınmasına yönelik stratejiyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti. Taşkaya, Halkbank Üsküp iş birliğinin bölgede veri temelli yönetim kültürünün kurumsallaşmasına referans niteliğinde bir model sunduğunu ifade etti.
Şirket, Doğu Avrupa ve Doğu Afrika’daki aktif varlığını genişleterek bankacılık ve finans sektöründe dönüşüm projelerine devam etmeyi planlıyor.
Finans sektöründe rekabet, artık sermaye gücü kadar veri yönetim kapasitesi üzerinden şekilleniyor. Balkan pazarında gerçekleştirilen bu hamle, Türkiye merkezli fintek şirketlerinin yalnızca yazılım sağlayıcı rolünde kalmadığını; stratejik dönüşüm ortağı konumuna yerleştiğini gösteriyor. Kısa vadede analitik dönüşüm, karar hızını ve operasyonel verimliliği artırabilir. Daha geniş çerçevede ise bu tür projeler, bölgesel finans ekosistemlerinde veri odaklı yönetim kültürünün yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor. Türkiye’den çıkan teknoloji ihracatının sürdürülebilir büyüme ekseninde ilerlemesi açısından söz konusu adım önemli bir referans niteliği taşıyor.


