Fiserv, CCV’yi satın aldı.
Küresel ödeme teknolojileri sağlayıcısı Fiserv, Avrupa’daki büyüme stratejisinin bir parçası olarak Hollanda, Belçika ve Almanya’da ödeme hizmetleri sunan 67 yıllık şirket CCV’yi satın aldı. Bu satın alma, Fiserv’in Clover ödeme terminalini Avrupa çapında daha geniş bir müşteri tabanına ulaştırmasını sağlayacak.
CCV Avrupa Ödeme Ekosisteminde Köklü Bir Oyuncu
1958 yılında Hollanda’nın Arnhem kentinde kurulan CCV, 1970’lerde Hollanda’daki ilk elektronik ödemeleri gerçekleştiren şirket olarak ödeme sektörünün öncülerinden biri oldu. Bugün itibarıyla şirket, 600 binden fazla işletmeye hizmet veriyor ve işlem işleme, çevrimiçi ve kapalı devre ödemeler, ödeme hizmetleri sağlayıcılığı, mağaza içi ve self-servis ödeme terminalleri sunuyor.
Özel bir şirket olarak faaliyet gösteren CCV, Hollanda, Belçika ve Almanya’da 1000’den fazla çalışanıyla ödeme teknolojileri alanında önemli bir oyuncu olarak konumlanıyor.
Fiserv Avrupa’daki Etkinliğini Güçlendiriyor
CCV’nin satın alınması, Fiserv’in Avrupa’daki pazarlara daha güçlü bir giriş yapmasına ve ödeme ekosistemindeki konumunu genişletmesine olanak tanıyacak. Özellikle Clover ödeme platformunun ve işletim sisteminin yaygınlaştırılması bu satın almanın en önemli hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor.
Fiserv EMEA Bölgesi Başkanı Katia Karpova, satın alma ile ilgili olarak şunları söyledi: “CCV’nin bünyemize katılması, Fiserv’in Clover platformunu ve işletim sistemini Avrupa genelinde daha hızlı bir şekilde yaygınlaştırmasını sağlayarak müşterilerimize gelişmiş yetkinlikler ve yenilikçi çözümler sunmamıza olanak tanıyor.“
Bu birleşme, Fiserv’in ödeme hizmetleri ve yenilikçi çözümlerini CCV’nin geniş müşteri portföyüne sunmasını kolaylaştırarak çapraz satış fırsatlarını artıracak.
Fiserv’in Avrupa’daki büyüme stratejisi, bölgedeki rekabeti daha da kızıştıracak gibi görünüyor. CCV’nin köklü geçmişi ve güçlü müşteri ağı, Fiserv’e Avrupa pazarına daha hızlı giriş yapma imkanı sağlarken, Clover ekosisteminin genişletilmesi şirketin uzun vadeli stratejik hedefleriyle uyumlu bir hamle olarak öne çıkıyor. Ancak, bu entegrasyon sürecinin yerel düzenlemelere uyum ve müşteri memnuniyeti açısından nasıl yönetileceği merak konusu.

