Avrupa merkezli fintek oyuncularından Finom, operasyonel verimlilik tarafında yeni bir faza geçiyor. Şirket, yapay zeka altyapı sağlayıcısı Porters ile kurduğu iş birliği kapsamında, regülasyon yoğunluklu operasyonel süreçleri otomatikleştirmeye başladı.
Bu adım, fintek dünyasında yapay zekanın yalnızca müşteri deneyimi tarafında değil, doğrudan operasyonun merkezinde konumlandığını gösteriyor.
Regülasyon odaklı süreçlerde otomasyon devreye alındı
Ortaklık kapsamında geliştirilen sistem, özellikle hukuki ve regülasyon açısından kritik işlemleri hedefliyor. İlk kullanım alanı olarak seçilen “hesap haczi (seizure processing)” süreci, finansal kurumlar için en zaman hassas ve riskli operasyonlardan biri olarak öne çıkıyor.
Porters’ın geliştirdiği yapı:
- Hukuki belgeleri analiz ediyor
- Regülasyonlara uygunluk kontrolü yapıyor
- Standart işlemleri otomatik tamamlıyor
- İstisnai durumları operasyon ekiplerine yönlendiriyor
Sistem devreye alındıktan sonra 7.000’den fazla doküman işlenmiş durumda.
Bu yapı, hata toleransının düşük olduğu süreçlerde otomasyonun nasıl konumlanabileceğine dair güçlü bir örnek sunuyor.
İnsan denetimi korunarak ölçeklenebilirlik sağlanıyor
Finom’un tercih ettiği model tamamen otomasyon odaklı bir yapıdan farklı ilerliyor. Sistem, “human-in-the-loop” yaklaşımıyla çalışıyor.
Yani:
- Rutin işlemler yapay zeka tarafından yönetiliyor
- Kritik ve istisnai kararlar insan ekiplere bırakılıyor
Bu sayede hem hız hem de regülasyon uyumu aynı anda korunuyor. Ayrıca sistemin tüm aksiyonları kayıt altına alınarak denetim süreçleri için izlenebilirlik sağlanıyor.
Bu yaklaşım, özellikle Avrupa regülasyon ortamında kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor.
Sıradaki adım: daha geniş operasyonel alanlar
İş birliği yalnızca tek bir süreçle sınırlı kalmıyor.
Finom ve Porters, önümüzdeki dönemde:
- İflas (insolvency) yönetimi
- Regülatör bilgi talepleri (RFI)
- Diğer compliance süreçleri
gibi alanlarda da otomasyonu genişletmeyi planlıyor.
Aynı zamanda bu sistemin Almanya, Fransa, İtalya ve Hollanda başta olmak üzere yeni pazarlara yayılması hedefleniyor.
Finom’un attığı bu adım, fintek sektöründe yapay zekanın yeni kullanım alanını net şekilde ortaya koyuyor: operasyon. Bugüne kadar birçok şirket yapay zekayı müşteri deneyimi, chatbot veya pazarlama tarafında konumlandırdı. Oysa gerçek maliyet ve verimlilik kazanımı operasyonel süreçlerde yatıyor. Finom ve Porters iş birliği, özellikle compliance gibi hata toleransının çok düşük olduğu bir alanda AI kullanımını üretim ortamına taşıyarak önemli bir eşiği geçiyor. Bu model yaygınlaşırsa, finteklerin ölçeklenme hızını belirleyen en kritik faktör insan kaynağı olmaktan çıkabilir. Bu da sektörün rekabet dinamiklerini kökten değiştirecek bir gelişme.

