Fed Yetkilisi Lisa D. Cook, AI’ın kurumsal dönüşüme etkilerini değerlendirdi.
ABD Merkez Bankası, yapay zekânın yalnızca ekonomi üzerindeki etkilerini incelemekle kalmıyor, aynı zamanda bu teknolojiyi kendi iç süreçlerinde aktif biçimde kullanıyor. Federal Reserve Yönetim Kurulu Üyesi Lisa D. Cook, 17 Temmuz 2025 Perşembe günü Massachusetts, Cambridge’de düzenlenen Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu (NBER) etkinliğinde yaptığı konuşmada, bu dönüşüme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Cook, “Örneğin, büyük dil modellerinin (LLM) ve diğer makine öğrenimi modellerinin ekonomik içgörüler üretme yeteneklerini daha derinlemesine anlamaya başladık. Öğrendiklerimizi Fed dokümanlarında kayıt altına alıyoruz,” diyerek yapay zekâ araçlarının araştırma, kodlama ve yazım süreçlerine nasıl entegre edildiğini aktardı.
Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) politika üretiminde henüz yapay zekâyı kullanmadığını belirten Cook, bu teknolojinin yazılı belge oluşturma, veri analizi ve akademik çalışmalar gibi destekleyici alanlarda değerlendirildiğini vurguladı.
Gerçek Zamanlı Analizde Sınırlılıklar Var
Cook, teknolojinin sınırsız potansiyeline rağmen dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Özellikle gerçek zamanlı analizlerde yapay zekânın öngörü hataları ve verinin “tarihselliği” gibi konularda kafa karışıklığı yaşayabildiğine dikkat çekti. “LLM’ler ileriye dönük önyargılardan muzdarip ve ekonomik veri setlerinin zaman damgası yapısına karşı hassasiyet gösteriyor,” şeklindeki ifadesiyle bu sınırlamaları ortaya koydu.
Yapay zekânın benimsenmesinde kurumlara bazı ilkesel önerilerde de bulunan Cook; güçlü yönetişim ve risk yönetimi yapıları kurulmasını, çalışanların eğitilmesini ve teknolojinin kontrollü ortamlarda test edilmesini tavsiye etti.
İş Gücü ve Fiyat İstikrarı Üzerine Etkiler
Konuşmasında para politikasına yönelik etkileri de değerlendiren Cook, yapay zekânın hem maksimum istihdam hem de fiyat istikrarı hedeflerini etkileyebileceğini söyledi. “Diğer teknolojik yeniliklerde olduğu gibi, yapay zekâ iş gücü piyasamızı yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Bu durum, maksimum istihdam kavramını veya doğal işsizlik oranı tahminimizi etkileyebilir,” dedi.
Cook’a göre yapay zekâ, çalışanların verimliliğini artırma potansiyeline sahip. Bununla birlikte bazı görev tanımları değişebilir ve belirli meslekler ortadan kalkabilir. Bu dönüşüm, iş dünyasında görev yapılarının yeniden düzenlenmesini beraberinde getirebilir.
Fiyatlar üzerindeki etkileri değerlendiren Cook, teknolojinin üretkenliği artırarak enflasyonist baskıları hafifletebileceğini öngörüyor. “Yapay zekânın dezenflasyonist etkisi zamanla enflasyonu artıran unsurları dengeleyebilir. Ancak teknolojinin yaygınlaşması, başlangıçta toplam yatırımlarda artış gerektireceğinden, bu süreç fiyatlar üzerinde geçici bir artış yaratabilir,” ifadelerini kullandı.
Fed’in yapay zekâya yaklaşımı, yalnızca teknolojik adaptasyonun değil, aynı zamanda kurumsal dönüşümün bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Politika yapıcıların bu süreci hem içselleştirmesi hem de sınırlarını anlamaya çalışması, ABD Merkez Bankası’nı küresel merkez bankacılık ekosistemi içinde yenilikçi bir konuma taşıyor. İş gücü piyasası ve fiyat istikrarı üzerindeki etkiler henüz tam olarak şekillenmese de, AI tabanlı modellerin merkez bankacılığı pratiğinde daha sistematik şekilde yer alacağı anlaşılıyor. Bu yaklaşım, gelecek dönemde para politikası araçlarının doğasını yeniden tanımlayabilir.

