Doğan Holding, 2025 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) iletilen verilere göre, holdingin konsolide gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 21,8 milyar TL’ye ulaştı. Net Aktif Değer 2,6 milyar ABD dolarına, FAVÖK 2,1 milyar TL’ye, net kâr ise 75 milyon TL’ye yükseldi. Son yıllarda yürütülen birleşme ve satın alma stratejileriyle portföy yapısı dengelenirken, Gümüştaş ve Hepiyi Sigorta’nın güçlü performansları ikinci çeyrek sonuçlarına önemli katkı sağladı.
CEO Çağlar Göğüş, 2025 ve 2026’yı portföy optimizasyonu ve stratejik sektörlerde nitelikli büyüme yılları olarak tanımladıklarını belirterek, bu dönemde odaklı büyüme stratejisinin başarılı sonuçlar verdiğini vurguladı. Hepiyi Sigorta, aktif büyüklüğünü neredeyse iki katına çıkararak reel gelirini yüzde 10 artırdı ve pazar payında ilk sıralara yerleşti. Doğan Yatırım Bankası ise yüzde 15 reel gelir artışı sağladı ve ödenmiş sermayesini yaklaşık 30 milyon ABD doları artırarak büyüme ivmesini güçlendirdi.
Enerji sektöründe faaliyet gösteren Galata Wind, Türkiye’de planlanan santral kurulumlarını devreye alarak kapasitesini 57 MW artırdı ve 354 MW seviyesine ulaştı. Avrupa’da Almanya ve İtalya’da toplam 92 MW’lık güneş enerjisi ve batarya depolama projeleri inşaata hazır hale getirildi. Elektrik üretimi, ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 12 arttı. Gümüştaş’ta ise 90 milyon ABD dolarlık yatırım planı kapsamında cevher işleme kapasitesi ve arama faaliyetleri için önemli adımlar atıldı.
Holdingin stratejik planı doğrultusunda portföy sadeleşmesi, güçlü nakit yönetimi ve katma değerli sektörlerde yatırımlar önceliklendirilirken, Doğan Trend Otomotiv dışındaki tüm iş kolları planlarla uyumlu ilerledi. Şirket, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hem grup hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacak yüksek potansiyelli yatırımlara odaklanmayı sürdürüyor.
Doğan Holding’in ikinci çeyrek sonuçları, portföy optimizasyonunun ve stratejik odaklanmanın finansal performansa doğrudan yansıdığını gösteriyor. Özellikle enerji, madencilik, sigorta ve finans sektörlerindeki yatırımlar, sürdürülebilir gelir artışının ana itici gücü olarak öne çıkıyor. Avrupa’daki enerji projeleri ve yerel finansal hizmetlerdeki büyüme adımları, holdingin hem coğrafi hem de sektörel çeşitliliğini güçlendiriyor. Bu yaklaşım, 2025 sonrası dönemde istikrarlı nakit akışı ve uzun vadeli yatırımcı güveni açısından kritik avantajlar sağlayabilir.

