KPMG’nin bankalar ile perakende dünyasının ödeme sistemlerine bakışını mercek altına aldığı kapsamlı araştırması yayımlandı. Dünya genelinde 500 banka ve 500 perakende şirketi yöneticisinin katılımıyla hazırlanan “Ödeme Modernizasyonu için Ortaklık” başlıklı rapor, dijital para birimleri ve yapay zekânın (AI) ödeme sektörünü nasıl yeniden şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre bankaların yüzde 51’i ödeme sektöründe gelecekte en güçlü ekosistemleri kuranların öne çıkacağını düşünürken, perakendecilerin yüzde 47’si önümüzdeki beş yıl içinde birden fazla ödeme hizmeti sağlayıcısıyla çalışmayı planlıyor.
Banka ve Perakendeci Beklentileri Arasında Belirgin Bir Uçurum Var
Araştırmanın en dikkat çeken bulgularından biri, bankaların perakendecilerin karşılaştığı zorlukları her zaman doğru değerlendirememesi olarak öne çıkıyor. Perakendecilerin yüzde 48’i parçalı ve eskimiş ödeme altyapısını en büyük sorun olarak görürken, bankaların yalnızca yüzde 27’si bu durumun farkında. Diğer taraftan bankalar, sınır ötesi ödemeler (cross-border payments) ve ücret şeffaflığı gibi konularda perakendecilerin aksine çok daha fazla endişe duyuyor. Perakendecilerin sadece yüzde 4’ü sınır ötesi ödeme yönetimini bir sorun olarak tanımlarken, bankaların yüzde 40’ı ilgili konuyu önemli bir zorluk olarak değerlendirip aksiyon alıyor.
Sektörler arası ilişkiler incelendiğinde, perakendecilerin yüzde 53’ü bankaların ödeme modernizasyon hedeflerini anladığını ifade ediyor. Yarısı ise bankalarının müşteri ödeme deneyimini iyileştirmek için kendileriyle aktif iş birliği yaptığını belirtiyor. Buna karşın rapor, söz konusu iş birliğinin henüz sektörün tamamına yayılmadığına, birçok kuruluşun hâlâ geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi içinde hareket ederek rekabette geride kalma riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Yapay Zekâ Ödeme Sistemlerinin Merkezine Yerleşiyor
Rapor, bankaların ödeme sistemlerini modernize etmek ve güvenlik, verimlilik ile kişiselleştirme alanlarında çıtayı yükseltmek için yapay zekâyı hızla devreye aldığını gösteriyor. Günümüzde neredeyse tüm bankalar, müşteri hizmetlerinde AI destekli sohbet botlarından yararlanıyor ve ödeme belgelerinin oluşturulması gibi süreçleri otomatikleştiriyor. Önümüzdeki üç yıl içinde bankaların, davranışsal verilerden yararlanarak kişiselleştirilmiş hizmetler geliştirmesi, ödeme verilerini analiz ederek fiyatlandırma kararlarına içgörü sağlaması bekleniyor.
Kurumların büyük bir bölümünün ödemeleri güvence altına almak için AI destekli biyometrik doğrulama sistemlerini ve işlemleri otonom biçimde yürüten ajan tabanlı yapay zekâ (Agentic AI) çözümlerini kullanması öngörülüyor. Dolandırıcılık tespitinde de bankaların yüzde 85’i riskleri anında saptayıp çözmek için yapay zekâdan yararlanmayı planlıyor. Benzer bir tablo perakende tarafında da yaşanıyor. Şirketlerin dörtte üçünden fazlası AI destekli sohbet botlarını kullanırken, müşteri davranışlarına dair derin içgörüler elde etmek ve güvenlik ihlallerini gerçek zamanlı tespit etmek için yapay zekâyı aktif olarak kullanıyor.
Tokenizasyon ve Dijital Para Birimleri Yükselişte
Araştırma, tokenizasyonun ödeme verimliliğini artırmak için güçlü bir araç olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Lider konumdaki bankaların yüzde 64’ü, dijital varlıkların maliyetleri ve işlem sürelerini önemli ölçüde azaltacağına inanıyor. Söz konusu bankalar, programlanabilir para yetenekleri geliştirme, şirket içi likidite optimizasyonu için tokenize para kullanma ve stablecoin’leri ödeme altyapılarına entegre etme konularında hızla ilerliyor. Sınır ötesi ödemeler açısından bankaların yüzde 60’ı programlanabilir para ve dijital defterleri desteklemek için çekirdek sistemlerini yükseltiyor. Önümüzdeki üç yıl içinde Merkez Bankası Dijital Paralarının (CBDC) atomik uzlaşma (atomic settlement) için kullanımının yüzde 30’lardan yüzde 61’e çıkması, stablecoin ve token fintech platformlarının kullanımının ise yüzde 48’den yüzde 80’e yükselmesi bekleniyor.
Kurumların Bu Dönüşüme Uyum Sağlamaları Kritik Önem Taşıyor
KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk, ödeme ekosisteminde yaşanan gelişmelerin stratejik bir dönüşüm olduğunu belirtti. Ödeme sistemlerinin dijital para birimleri, yapay zekâ ve açık ekosistemlerin etkisiyle yeniden şekillendiğini vurgulayan Cantürk, kurumların başarılı olabilmesi için yalnızca teknolojiyi benimsemelerinin yeterli olmadığını aktardı. Bankalar, perakendeciler, fintech’ler ve teknoloji sağlayıcılarının birlikte değer üreten güçlü iş birlikleri kurması gerektiğini ifade eden Cantürk, rekabet avantajının en güçlü ekosistemleri kurabilen kurumların elinde olacağını söyledi. Cantürk, önümüzdeki dönemde AI destekli analitik ve tokenizasyon gibi teknolojilerin ödeme deneyimini çok daha hızlı ve güvenli hale getireceğini, kurumların çevik altyapılar ve veri odaklı stratejilerle dönüşüme uyum sağlamasının kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Geleceğe Yönelik Üç Kritik Adım
Rapor, banka ve perakende yöneticilerine rekabette öne çıkabilmeleri için üç temel alanda adım atmalarını tavsiye ediyor:
-
İş Birliklerini Önceliklendirin: Kurumların teknoloji sağlayıcıları, müşteriler, düzenleyiciler ve hatta rakiplerle birlikte çalıştıkları güçlü ekosistemler kurması büyük önem taşıyor.
-
Müşteriyi Merkeze Alın: Sektörde öne çıkan kurumlar, müşterilerinin ihtiyaçlarını derinlemesine anlayan ve yeni ödeme seçeneklerini hızla geliştirebilen organizasyonlar oluyor.
-
Çeviklik Kazanın: Bankalar ve perakendecilerin ödeme stratejilerini, altyapılarını ve operasyonlarını daha çevik hale getirerek pazar koşullarına hızla uyum sağlaması gerekiyor.
KPMG’nin raporunda altı çizilen “banka ve perakendeci beklentileri arasındaki uçurum”, B2B fintek girişimleri için devasa bir fırsat penceresini işaret ediyor. Bankaların risk odaklı (sınır ötesi ödemeler) bakış açısı ile perakendecilerin operasyonel dertleri arasındaki boşluk, BaaS (Servis Modeli Bankacılık) ve açık finans platformları tarafından doldurulacaktır. Özellikle önümüzdeki üç yıl içinde CBDC’lerin atomik uzlaşma için kullanımının yüzde 61’e çıkacağı öngörüsü, geleneksel takas mekanizmalarının yerini tamamen dağıtık defter teknolojilerine (DLT) bırakacağını kanıtlıyor. Perakende şirketlerinin kendi kapalı devre ödeme sistemlerini tokenize varlıklarla birleştirdiği yeni dönemde, finansal hizmetleri doğrudan kasaya gömen teknoloji şirketleri sektörün tartışmasız lideri olacak.

