DestekBank iştiraki olarak kurulan Destek Portföy Yönetimi A.Ş., Sermaye Piyasası Kurulu’ndan portföy yönetim şirketi faaliyet iznini aldı. Şirket, bu izinle birlikte bireysel ve kurumsal yatırımcılara yönelik portföy yönetimi hizmetleri sunmaya resmen başladı.
Destek Grubu’nun finans sektöründeki deneyimi ve yatırım bankacılığı alanındaki kurumsal birikimi üzerine inşa edilen Destek Portföy, yatırımcılara disiplinli, şeffaf ve stratejik yatırım çözümleri sunmayı hedefliyor. DestekBank’ın finans ekosistemini tamamlayan yeni yapı; yatırım ürünlerinin çeşitlendirilmesi, sürdürülebilir portföy yönetimi stratejilerinin geliştirilmesi ve yatırımcılara katma değerli çözümler sunulması alanlarında faaliyet gösterecek.
Bireysel ve kurumsal yatırımcı odağıyla yola çıktı
Destek Portföy Yönetimi A.Ş. Genel Müdürü Yasin Atikler, şirketin faaliyet iznine ilişkin değerlendirmesinde, yatırımcı odaklı, disiplinli ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen bir portföy yönetimi anlayışıyla yola çıktıklarını belirtti. Atikler, güçlü sermaye yapıları ve Destek Grubu’nun finans sektöründeki deneyiminden aldıkları güçle bireysel ve kurumsal yatırımcılara yenilikçi ve sürdürülebilir yatırım çözümleri sunmayı amaçladıklarını ifade etti.
Atikler ayrıca, sermaye piyasalarının gelişimine katkı sağlayacak ürün ve stratejiler geliştirerek yatırımcılar için güvenilir bir portföy yönetimi platformu oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı.
Destek Portföy Yönetimi A.Ş., portföy yönetimi alanında uzun vadeli değer yaratmayı merkeze alan bir yaklaşımla faaliyet gösterecek. Şirket, Destek Grubu’nun finansal ekosisteminden aldığı güçle disiplinli ve sürdürülebilir yatırım stratejileri sunmayı hedeflerken, faaliyet izninin alınmasıyla birlikte operasyonel yapılanmasını da tamamlamış oldu.
Destek Portföy’ün SPK’dan faaliyet izni alması, bankacılık ve yatırım hizmetleri arasında daha entegre yapılar kurma eğiliminin güçlendiğini gösteriyor. Finans ekosistemini genişletmek isteyen gruplar için portföy yönetimi şirketleri artık yalnızca tamamlayıcı bir yapı değil, müşteri ilişkisini daha derinleştiren stratejik bir alan haline geliyor. Özellikle belirsizliklerin yüksek olduğu dönemlerde yatırımcı tarafında güven, şeffaflık ve kurumsal disiplin daha görünür başlıklar olurken, yeni oyuncuların bu alanda nasıl bir ürün ve strateji çeşitliliği sunacağı daha da kritik hale geliyor.

