Visit Sponsor

Yazı: 11:37 BankTech

DenizBank BM Sorumlu Bankacılık Prensipleri İmzacısı Oldu

DenizBank, BM Sorumlu Bankacılık Prensipleri’nin imzacısı oldu. Banka, sürdürülebilir finansman çalışmalarını ölçülebilir hedeflerle yönetecek.

DenizBank, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi tarafından oluşturulan Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne katıldı. Banka, sürdürülebilir finansman çalışmalarını ölçülebilir hedefler, etki analizi ve uluslararası raporlama standartlarıyla daha sistematik biçimde yönetmeyi amaçlıyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi’nin güncel imzacı listesinde DenizBank A.Ş., Türkiye’den katılan kuruluşlar arasında yer alıyor. Dünya genelinde 360’tan fazla bankanın dahil olduğu çerçeve, bankacılık stratejilerinin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris İklim Anlaşması ile uyumlu hale getirilmesini hedefliyor.

Sürdürülebilir finansman çalışmaları ortak çerçeveye taşınıyor

Sorumlu Bankacılık Prensipleri; bankaların çevresel ve sosyal etkilerini analiz etmesini, öncelikli alanlarda hedefler belirlemesini ve kaydedilen ilerlemeyi kamuoyuyla paylaşmasını öngörüyor.

İmzacı bankalar, sürdürülebilirlik yaklaşımını strateji, portföy ve işlem seviyesinde bütün iş alanlarına yerleştirmeyi taahhüt ediyor. UNEP FI çerçevesinde bankaların katılımın ardından en geç 18 ay içinde ilk ilerleme raporlarını sunması, sonraki dönemde ise yıllık raporlama yapması bekleniyor.

DenizBank’ın katılımıyla birlikte iklim riskleri, doğal kaynakların korunması, kapsayıcı ekonomik büyüme ve insan hakları gibi başlıkların kredi politikaları ve portföy yönetimi üzerindeki etkisinin daha ölçülebilir bir yapıda izlenmesi gündeme gelecek.

Taze kaynağın yüzde 54’ü sürdürülebilirlik bağlantılı kredilere ayrıldı

DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, sürdürülebilirliği bankanın uzun vadeli büyüme stratejisinin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirtti.

Baştuğ’un paylaştığı verilere göre DenizBank, 2023 yılından bu yana Türkiye ekonomisine 4,4 milyar dolarlık taze kaynak sağladı. Bu kaynağın yüzde 54’ü sürdürülebilirlik bağlantılı kredilere tahsis edildi.

Banka, karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin düşük karbonlu ekonomiye geçişini destekleyecek finansman çözümlerini geliştirmeyi ve iklim risklerinin azaltılmasına katkı sunan yatırımlara daha fazla kaynak aktarmayı planlıyor.

Baştuğ, Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne katılımın mevcut çalışmaları uluslararası kabul gören ilkelerle güçlendireceğini ve sürdürülebilir finansman etkisinin sistematik biçimde ölçülmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Mavi finansman için 810 milyon dolarlık kaynak

DenizBank, yakın dönemde gerçekleştirdiği sendikasyon işlemiyle 810 milyon dolarlık su odaklı mavi finansman kaynağı sağladı. Yüzde 134 yenileme oranına ulaşan işlem, dolar, euro ve Çin yuanı para birimlerinden oluştu ve vadeler üç yıla kadar uzandı.

Banka, sağlanan kaynağı mavi kentsel altyapı, verimli sulama sistemleri, atık su yönetimi ve sürdürülebilir turizm gibi alanlardaki yatırımların finansmanında kullanmayı hedefliyor.

DenizBank, işlemi dünyada bir ticari banka tarafından gerçekleştirilen en büyük mavi sendikasyon kredisi ve Türkiye’nin ilk mavi sendikasyonu olarak tanımlıyor.

Tarım bankacılığında su verimliliği odağı

Sorumlu bankacılık çerçevesinin DenizBank açısından önemli uygulama alanlarından birini tarım sektörü oluşturuyor. İklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskı, tarımsal finansman modellerinde kaynak verimliliğini daha önemli hale getiriyor.

Banka, tarım bankacılığındaki deneyimini verimli sulama teknolojilerinin yaygınlaştırılması, üreticilerin iklim risklerine karşı dayanıklılığının artırılması ve suyun daha bilinçli kullanılması için değerlendirmeyi planlıyor.

Bu yaklaşımın kredi tahsis süreçlerine yansıması, tarımsal yatırımların finansal performansla birlikte çevresel etkiler üzerinden de incelenmesini sağlayabilir.

Taahhüdün performansı raporlarla izlenecek

Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri, bankaların üyelik beyanıyla sınırlı kalan bir yapı sunmuyor. Çerçeve; etki analizi, hedef belirleme, uygulama, paydaş katılımı, yönetişim ve şeffaf raporlama adımlarını kapsıyor.

DenizBank’ın önümüzdeki dönemde kredi portföyünün çevresel ve sosyal etkilerini analiz etmesi, öncelikli etki alanlarını belirlemesi ve bu alanlara ilişkin somut hedeflerini açıklaması bekleniyor.

Bankanın sürdürülebilirlik bağlantılı kredi hacmi, karbon yoğun sektörlerin dönüşümüne sağlanan finansman, su verimliliği projeleri ve kapsayıcı finansmana yönelik çalışmalar, taahhüdün sonuçlarının izlenmesinde öne çıkabilecek göstergeler arasında bulunuyor.

DenizBank’ın Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne katılması, bankanın sürdürülebilir finansman çalışmalarını küresel bir hesap verebilirlik çerçevesine taşıması açısından önem taşıyor. Bundan sonraki aşamada asıl belirleyici unsur, sağlanan finansmanın tutarından çok bu kaynağın yarattığı çevresel ve sosyal etkinin nasıl ölçüleceği olacak.

Sürdürülebilirlik bağlantılı kredilerin toplam taze kaynak içindeki yüzde 54’lük payı ve 810 milyon dolarlık mavi finansman işlemi güçlü bir başlangıç zemini sunuyor. Ancak sorumlu bankacılık, ürünlerin yeşil veya mavi olarak adlandırılmasının ötesinde; kredi portföyündeki emisyonun, su tüketiminin, geçiş risklerinin ve toplumsal etkinin şeffaf verilerle izlenmesini gerektiriyor.

Fintech çözümleri bu süreçte kritik rol üstlenecek. Uydu verileriyle tarımsal üretimin izlenmesi, açık bankacılık verileriyle işletmelerin sürdürülebilirlik performansının ölçülmesi ve yapay zekâ destekli iklim riski modelleri, finansmanın gerçek etkisini daha görünür hale getirebilir.

DenizBank’ın taahhüdünün sektörde kalıcı karşılık bulması, açıklanacak hedeflerin açıklığına, raporların karşılaştırılabilirliğine ve sürdürülebilirlik kriterlerinin kredi kararlarına ne ölçüde yansıtıldığına bağlı olacak.

Kapat