İngiltere merkezli ödeme teknolojileri şirketi Currensea, Hollanda Merkez Bankası’ndan (DNB) aldığı Ödeme Kuruluşu Faaliyet İzni ile Avrupa Ekonomik Alanı genelinde faaliyet gösterebilecek yeni bir regülasyon eşiğini geçti. Şirket, bu adımla birlikte Avrupa’daki büyüme planlarını hızlandırmayı ve açık bankacılık tabanlı banka kartı modelini kıta geneline yaymayı hedefliyor.
Currensea Europe B.V. adıyla Hollanda’da kurulan yeni yapı, şirketin Avrupa operasyonlarının merkezi olacak. Lisans sayesinde Currensea, Avrupa genelinde havayolu şirketleri, otel zincirleri ve seyahat markalarıyla ortak markalı banka kartı programları geliştirebilecek.
Şirketin modeli, açık bankacılık altyapısını kullanarak kullanıcıların mevcut banka hesaplarını yeni bir debit karta bağlamasına dayanıyor. Böylece kullanıcılar yeni hesap açmadan, bakiye yüklemeden ve günlük harcama alışkanlıklarını değiştirmeden ödül programlarından faydalanabiliyor.
Avrupa’daki Yeni Merkez: Hollanda
Currensea’nın Avrupa merkezi için Hollanda’yı seçmesi tesadüf değil. Son yıllarda Adyen, Mollie, bunq ve MoonPay Europe gibi birçok ödeme ve fintek oyuncusu, Hollanda’yı Avrupa operasyonları için stratejik üs olarak konumlandırıyor. İngilizce dostu regülasyon yapısı, güçlü fintech ekosistemi ve Avrupa pasaportlama avantajı ülkeyi öne çıkarıyor.
Şirket ayrıca Avrupa operasyonlarını yönetmek için deneyimli isimlerden oluşan yeni bir ekip kurdu. Eski ING, Rabobank ve Yolt yöneticilerinden Leon Muis Avrupa operasyonlarının CEO’su olurken; uluslararası ödeme şirketlerinde görev alan Simone Aurighi uyum ve risk tarafını yönetecek.
Currensea CEO’su James Lynn, Avrupa lisansının şirket için kritik bir dönüm noktası olduğunu belirterek kıta genelinde yeni seyahat ve sadakat programı ortaklıklarının duyurulacağını açıkladı.
Açık Bankacılık Tabanlı Kart Modeli Avrupa’da Güç Kazanıyor
Currensea’nın büyüme hamlesi, Avrupa’daki açık bankacılık ekosisteminin ödeme tarafında yeni kullanım alanları yarattığını gösteriyor. PSD2 sonrası dönemde birçok fintech veri erişimi odaklı ilerlerken, Currensea gibi oyuncular doğrudan günlük harcama deneyimine entegre çözümler geliştiriyor.
Özellikle mevcut banka hesabını merkeze alan “multi-bank debit” yaklaşımı, kullanıcı edinme maliyetlerini düşürürken müşteri davranışını değiştirmeyen bir sadakat modeli oluşturuyor. Avrupa’daki yüksek interchange baskısı düşünüldüğünde, ortak markalı debit kart stratejisinin önümüzdeki dönemde daha fazla oyuncu tarafından benimsenmesi bekleniyor.
Currensea’nın aldığı Hollanda lisansı yalnızca coğrafi genişleme hamlesi olarak okunmamalı. Avrupa ödeme ekosisteminde “hesabı değiştirmeden sadakat kazanımı” modeli giderek daha güçlü bir hikayeye dönüşüyor. Kullanıcı tarafında yeni banka açma yorgunluğu oluşurken, fintech şirketleri mevcut bankacılık ilişkisini bozmadan ek değer üretmeye yöneliyor. Açık bankacılığın ikinci fazında yarış artık veri erişiminden çok kullanıcı davranışını görünmez biçimde yeniden tasarlama tarafında ilerliyor. Currensea’nın seyahat ve hospitality odaklı ortaklık stratejisi, embedded finance ile loyalty dünyasının birleştiği yeni ödeme katmanını temsil ediyor.

