Yazı: 19:59 Fintek

Circle’a Drift Protocol saldırısı sonrası toplu dava

Circle, Drift Protocol saldırısında çalınan fonların dondurulmadığı iddiasıyla açılan toplu davayla karşı karşıya. Süreç, stablecoin ihraççılarının sorumluluğu tartışmasını büyütüyor.

Circle, Drift Protocol saldırısında çalınan fonların zamanında dondurulmadığı iddiasıyla açılan toplu dava nedeniyle yeni bir hukuki baskıyla karşı karşıya kaldı. Dava, Drift yatırımcısı Joshua McCollum tarafından Massachusetts’te açıldı ve birden fazla yatırımcı adına yürütülüyor. Dosyada, Circle’ın teknik olarak müdahale edebilecek konumda olmasına rağmen yaklaşık 230 milyon dolarlık USDC transferine engel olmadığı öne sürülüyor.

Davaya konu olan süreç, 1 Nisan 2026’daki Drift Protocol saldırısına uzanıyor. Saldırıda toplam kaybın yaklaşık 280 milyon dolar seviyesinde olduğu, bu fonların önemli bölümünün USDC’ye dönüştürülerek Circle’ın Cross-Chain Transfer Protocol altyapısı üzerinden Solana’dan Ethereum’a taşındığı iddia ediliyor. Davacı taraf, bu hareketin saatler boyunca sürdüğünü ve zamanında atılacak bir adımın zararı azaltabileceğini savunuyor.

Dava yalnızca kayıpla sınırlı kalmıyor

Dosyada öne çıkan mesele, yalnızca bir saldırının ardından yaşanan zarar değil; stablecoin ihraççısının sorumluluk sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği. Davacı taraf, Circle’a “ihmal” ve “hukuka aykırı dönüştürmeye yardım etme” benzeri suçlamalar yöneltiyor. Bu çerçevede asıl tartışma, teknik olarak dondurma yeteneğine sahip bir şirketin hangi koşullarda müdahale etmek zorunda olduğu sorusunda düğümleniyor.

Bu başlık, kripto piyasasında uzun süredir konuşulan merkeziyet tartışmasını yeniden alevlendirdi. Çünkü USDC gibi düzenlemeye yakın konumlanan stablecoin’ler, teknik açıdan müdahale kapasitesi barındırırken; piyasanın bir bölümü bu kapasitenin keyfi biçimde kullanılmasının daha büyük bir hukuki ve operasyonel risk yaratacağını savunuyor. The Paypers’ta aktarılan değerlendirmelerde de, mahkeme kararı olmadan atılacak tek taraflı bir dondurma adımının emsal etkisi yaratabileceği vurgulanıyor.

Stablecoin ihraççılarında yeni bir sorumluluk tartışması

Circle’a açılan dava, stablecoin sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Çünkü burada tartışılan konu sadece bir saldırı sonrası müdahale edilip edilmediği değil; aynı zamanda stablecoin ihraççılarının kendilerini yalnızca altyapı sağlayıcısı mı, yoksa risk anında devreye girmesi gereken bir finansal aktör mü olarak konumlayacağı. Bu nedenle dava, kripto varlık piyasasında ihraççı sorumluluğu, zincirler arası transferler ve kullanıcı koruması başlıklarını daha görünür hale getirecek bir eşik niteliği taşıyor. Bu son cümle, eldeki haber akışından yapılan editoryal bir çıkarımdır.

Circle’a yönelen bu dava, kripto piyasasında en kritik fay hatlarından birini açığa çıkarıyor: merkezi altyapı kapasitesi ile merkeziyetsizlik iddiası arasındaki gerilim. USDC gibi ürünler güven, istikrar ve kurumsal uyum vurgusuyla büyürken, kriz anında “müdahale etme gücü” de doğal olarak tartışmanın parçası haline geliyor. Burada asıl mesele yalnızca Circle’ın ne yaptığı değil; bundan sonra stablecoin ihraççılarından ne bekleneceği. Mahkeme süreci, sektörde teknik kapasitenin hukuki sorumluluğa dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda emsal yaratabilecek kadar önemli görünüyor.

Kapat