Hollanda merkezli çevrimiçi banka Bunq, kara para aklama kontrollerinde yetersizlikler bulunduğu gerekçesiyle De Nederlandsche Bank (DNB) tarafından 2,6 milyon avro para cezasına çarptırıldı.
DNB’den ciddi ihmal tespiti
DNB yetkilileri, bankanın Ocak 2021 ile Mayıs 2022 arasında dört ayrı dosyada ciddi eksiklikler gösterdiğini belirtti. İncelemelere göre Bunq, müşterilerin işlemlerinde potansiyel finansal suç belirtilerini derinlemesine araştırmadı ve gerekli bildirimleri yapmadı. DNB, daha önce de benzer ihlallerin tespit edildiğini ve uyarılar yapılmasına rağmen bankanın bu süreçlerde gerekli iyileştirmeleri hayata geçirmediğini açıkladı.
Bankanın itiraz süreci
Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Bunq, DNB’nin kararına katılmadığını ve resmi itirazda bulunduğunu duyurdu. Banka, mevcut uygulamalarının Avrupa Birliği’nin kara para aklama karşıtı regülasyonlarıyla uyumlu olduğunu savunuyor. Ancak DNB, yapılan kontrollerde bankanın şüpheli işlem işaretlerini neden bazı durumlarda dikkate aldığı, bazı durumlarda ise görmezden geldiği konusunda tutarlı bir açıklama sunamadığını vurguladı.
Hollanda’daki AML yükümlülükleri
Hollanda’da yürürlükte olan Kara Para Aklamanın Önlenmesi ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele Yasası, bankaların müşterilerini tanımasını, paranın kaynağını sorgulamasını ve şüpheli işlemleri düzenli şekilde raporlamasını zorunlu kılıyor. DNB’nin incelemesinde yüksek riskli olarak işaretlenen dört müşteri dosyasında Bunq’un bu yükümlülükleri yerine getirmekte eksik kaldığı tespit edildi.
Bunq’a kesilen 2,6 milyon avroluk ceza, dijital bankaların regülasyon uyumunun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Özellikle AML (Anti-Money Laundering) ve CTF (Counter-Terrorist Financing) düzenlemeleri, Avrupa finans ekosisteminde yalnızca bir formalite olarak görülmüyor; bankaların itibarı ve sürdürülebilirliği için temel bir kriter haline geliyor. Bunq’un itiraz süreci devam etse de bu gelişme, dijital bankaların hız ve kullanıcı deneyimi kadar uyum süreçlerine de yatırım yapmasının zorunlu olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde Avrupa’daki fintech şirketleri için regülasyon uyumu, inovasyon kadar stratejik bir öncelik olarak öne çıkacak.


