Kredi erteleme sistemleri yeniden tartışma konusu olurken, Affirm CEO’su ve kurucu ortağı Max Levchin, Amerika Birleşik Devletleri’nde “şimdi al, sonra öde” (BNPL) kredilerinde gecikme ücretlerine üst sınır getirilmesini önerdi. Financial Times’a verdiği röportajda Levchin, gecikme ücretlerinden elde edilen gelirlerin sınırlandırılmasının, sektörün gerçek risk yönetimi kabiliyetini güçlendireceğini vurguladı.
“Asıl Rekabet, Risk Yönetiminde Olmalı”
Levchin, “BNPL sistemlerinde kazanç modeli gecikme ve temerrüt ücretlerine dayanmak yerine, daha sağlam kredi değerlendirme modellerine odaklanmalı” ifadelerini kullandı. Ona göre, gecikme ücretleri uygulayan şirketler, zayıf kredi skorlama sistemlerini telafi etmeye çalışıyor.
ABD Tüketici Finansal Koruma Bürosu (CFPB), geçtiğimiz yıl BNPL’i kredi olarak tanımlamış ve kredi kartı ücretleri için 8 dolarlık bir üst sınır getirmeyi planlamıştı. Ancak bu düzenleme, yeni yönetimin kurum üzerindeki kesintileriyle birlikte rafa kalktı.
Gecikme Ücretlerinden Gelir Modeline Eleştiri
BNPL sağlayıcıları, genellikle perakendecilerden aldıkları komisyonlarla gelir elde ediyor. Ancak Klarna ve Afterpay gibi bazı oyuncular, gecikme ücretlerinden de gelir sağlıyor. Affirm bu modeli uygulamıyor. Levchin, finansal regülasyonların yalnızca CFPB aracılığıyla değil, başka yasal yollarla da hayata geçirilebileceğini belirtti.
Gömülü Finans ve Tüketici Davranışı
BNPL sistemleri son dönemde özellikle gömülü finans uygulamalarıyla hızla yaygınlaşıyor. Araştırmalara göre %97-98’i BNPL ödemelerini sorunsuz biçimde yönetiyor. Buna rağmen medyada yer alan bazı “borç tuzağı” söylemleri, sistemin itibarını zedeleyebiliyor.
Affirm CEO’su Max Levchin’in açıklaması, BNPL ekosisteminde olgunlaşma sürecine işaret ediyor. Fintek şirketleri için büyüme artık agresif genişleme yerine sürdürülebilir finansal yönetim ve sorumlu kredi politikalarıyla tanımlanıyor. Bu yaklaşım, kısa vadede gelirleri sınırlayabilir ancak uzun vadede sektörün itibarını ve kullanıcı güvenini güçlendirir. Özellikle düzenleyici belirsizliklerin sürdüğü ABD pazarında, Affirm’in “risk yönetimi odaklı” bu söylemi sektör genelinde yeni bir standart oluşturabilir.

