Yazı: 12:56 Webinar

2026’da Farkı Yaratan Kurumlar Veriyi En Doğru Şekilde Yönetenler Olacak

Finans dünyasında veri yönetiminin öneminin hızla arttığı bir dönemde, kurumların 2026 stratejilerini şekillendiren başlıkları ele almak üzere Rasyonet Yönetici Ortağı Vahide Unutmaz Barın ile bir araya geldik.

 

“Finans dünyası 2026’ya hazırlanırken, kurumların karşısına çıkan en kritik başlıklardan biri veri bütünlüğü. Artık yalnızca veriye erişmek yeterli değil; onu doğru formatta birleştirmek, yorumlamak ve karar süreçlerine entegre etmek gerekiyor. Dağınık veri kaynakları, farklı sistemlerden gelen tutarsız rakamlar ve sürekli artan regülasyon yükü finans ekiplerinin günlük operasyonlarını zorlayan yapıları oluşturuyor.

Rasyonet Yönetici Ortağı Vahide Unutmaz Barın, bu dönüşümün merkezinde yer alan isimlerden biri olarak, finansal kurumlarda veri yönetimi pratiklerinin neden köklü şekilde değişmesi gerektiğini, 2026 stratejilerinde neyin fark yaratacağını ve yeni dönemde güvenin neden veri üzerinden inşa edildiğini bizlerle paylaştı.”

 

Finansal kurumlarda veri yönetimine dair bugün en büyük sorun hangi başlıkta ortaya çıkıyor?

Finans dünyasında her sabah benzer bir manzarayla karşılaşıyoruz: farklı sistemlerden veri indiren ekipler, dosya karşılaştıran analistler ve rakamların doğruluğunu kontrol etmek için saatler harcayan yöneticiler. Bu tablo, finansal dönüşümün önündeki en büyük engelin veri bütünlüğü eksikliği olduğunu açık biçimde gösteriyor. Aynı kurum içinde bile farklı departmanların aynı konuya dair farklı rakamlarla çalışması, “birden fazla gerçeklik” yaratıyor ve bu durum hem operasyonel risk hem de yönetimsel belirsizlik doğuruyor.

  

Bu tutarsızlıkların kurumlar açısından yarattığı risk nasıl bir çerçevede değerlendirilmelidir?

Veri uyumsuzluğu yalnızca teknik bir sorun olarak görülmemeli; bu aynı zamanda kritik bir yönetimsel risk. Günlük operasyonlarda küçük gibi görünen farklar, zamanla regülasyon uyumunda, raporlarda ve stratejik planlamada büyük tutarsızlıklara dönüşebiliyor. Bu nedenle veri güvenilirliğini sağlamak yalnızca IT ekiplerinin değil, kurumun tüm karar mekanizmasının ortak sorumluluğu haline geldi.

 

 

2026’ya yaklaşırken finansal kurumların veriye yaklaşımında nasıl bir dönüşüm öne çıkıyor?

2026 planlamasında tüm dünyada ortak bir tema var: tek kaynaktan doğrulanmış veri — Single Source of Truth yaklaşımı. Regülasyonlar daha kapsamlı, raporlama süreleri daha kısa ve yatırımcı beklentileri daha şeffaf analizlere yönelmiş durumda. Böyle bir ortamda manuel Excel karşılaştırmalarıyla ilerlemek mümkün görünmüyor. Kurumların hızlı, tutarlı ve riskten arındırılmış kararlar alabilmesi için doğrulanmış bir veri altyapısı kritik bir unsur.

 

Doğrulanmış veri setleri kurumların günlük operasyonlarını nasıl etkiliyor?

Doğru bir veri setiyle çalışan ekipler zamanlarını veri bulmaya harcamıyor; analiz etmeye odaklanıyor. Bu sayede rakamların kaynağını tartışmak yerine strateji konuşmaya başlıyorlar. Operasyonel karmaşanın yerini büyüme fırsatlarını yönetme kültürü alıyor. Veri altyapısının dönüşmesi, kurumun karar alma biçimini kökten değiştirebilecek kadar güçlü etkilere sahip.

 

Finansal kurumların veri yatırımlarını hangi üç eksen üzerinden planlaması gerekiyor?

Veri yolculuğunu üç temel başlıkla ele alıyoruz:
Bütünleştirme (Integration): Tüm veri kaynaklarının tek ekosistemde birleşmesi.
Yorumlama (Interpretation): Ham veriyi karar destek içgörülerine dönüştüren altyapının kurulması.
Güçlendirme (Enablement): Doğru bilgiyi doğru kişiye, doğru zamanda ileten mekanizmaların devreye alınması.

Bu üç adımı tamamlayan kurumlar, 2026 sonrasında operasyonel verimlilikte ve analitik olgunlukta ciddi bir avantaj elde edecek.

 

Uyum ve güven tarafında nasıl bir dönüşüm yaşanıyor?

Geçmişte veriyi toplamak, konsolide etmek ve doğrulamak oldukça zaman alıcıydı. Bugün bu süreç modüler veri sistemleri sayesinde otomatik çalışabiliyor. Finans kurumları açısından bu yalnızca hız değil, aynı zamanda güvenilirlik ve sürdürülebilirlik anlamına geliyor. Biz Rasyonet olarak bu dönüşümün merkezinde konumlanıyor ve doğrulama-analiz mekanizmalarının otomasyonla çalıştığı yapılara odaklanıyoruz.

 

2026 sonrasında finansal kurumlar için “akıllı başlangıç” nasıl tanımlanmalı?

Veriyi yalnızca toplamak yeterli olmuyor; onu birleştirmek, yorumlamak ve güçlendirmek gerekiyor. Veri bütünlüğünün sağlandığı bir ekosistemde stratejik planlama da güçleniyor. Ekipler geçmişi raporlamaya harcadıkları zamanın yerine geleceği öngören ve değer üreten yapılara dönüşüyor. 2026’da farkı yaratacak olan şey teknoloji yatırımlarının hacmi değil; veriyi en doğru ve tutarlı şekilde yönetebilen kurumların vizyonu olacak.

Kapat