Yazı: 11:15 Editörden

2026 İlk Çeyrekte İstihdam Toparlanıyor

ManpowerGroup verilerine göre Türkiye’de 2026’nın ilk çeyreğinde istihdam beklentileri güçleniyor. Sektörel ve bölgesel kırılımlar dikkat çekiyor.

Türkiye’de 2026 yılının ilk çeyreğine girilirken iş gücü piyasasına dair beklentiler güçleniyor. ManpowerGroup’un 41 ülkede 39 bini aşkın işverenle gerçekleştirdiği İstihdama Genel Bakış Araştırması, Türkiye için işe alım tarafında belirgin bir iyileşmeye işaret ediyor. Araştırmaya göre Türkiye, önümüzdeki çeyrekte 22 puanlık Net İstihdam Görünümü ile toparlanan bir istihdam eğilimi sergiliyor.

Söz konusu görünüm, bir önceki çeyreğe kıyasla 4 puanlık, 2025’in ilk çeyreğine göre ise 8 puanlık artış anlamına geliyor. Küresel istihdam beklentilerinin sınırlı bir iyileşme gösterdiği bir dönemde Türkiye’nin küresel sıralamada üst yarıda konumlanması, iç pazarda işveren güveninin yeniden güç kazandığını ortaya koyuyor.

Küresel tabloda temkinli iyimserlik

Araştırma, küresel ölçekte istihdam görünümünün görece dengeli seyrettiğini gösteriyor. Mevsimsellikten arındırılmış küresel Net İstihdam Görünümü 24 seviyesine yükselirken, işverenlerin ihtiyatlı duruşunu koruduğu görülüyor. IMF verileri küresel ekonominin beklenenden daha dayanıklı ilerlediğine işaret etse de bölgesel ayrışmalar belirginleşiyor.

Kuzey Amerika’da istihdam beklentileri üst üste üçüncü çeyrekte gerilerken, Güney ve Orta Amerika’da madencilik sektöründeki canlılık ve gelişmekte olan piyasalara artan ilgi sınırlı bir toparlanma sağlıyor. Avrupa’da istihdam görünümü ikinci çeyrekte de kademeli iyileşme kaydederken, Asya Pasifik ve Orta Doğu bölgelerinde küresel ticaretteki belirsizlik etkisini sürdürüyor.

Feyza Narlı: İşveren güveni güçleniyor

ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, araştırma sonuçlarını değerlendirirken Türkiye ekonomisinde son dönemde gözlenen toparlanmanın istihdam beklentilerine doğrudan yansıdığını vurguluyor. Narlı’ya göre doğrudan yabancı yatırımlardaki artış, küresel ölçekte Türkiye’ye yönelik ilginin yeniden canlandığını gösteriyor.

TÜİK verilerinin işveren güveninde belirgin bir yükselişe işaret ettiğini hatırlatan Narlı, ekonomik güven endeksinin son aylarda en yüksek seviyelerine ulaştığını belirtiyor. Talebin canlı tutulması amacıyla uygulanan dengeli para politikası adımlarının, işverenlerin istihdamı sürdürme konusundaki öngörülerini güçlendirdiğini ifade eden Narlı, 2026’nın ilk çeyreğine girilirken işe alımlara yönelik olumlu bir iklim oluştuğuna dikkat çekiyor.

Sektör bazında güçlü ivme

Türkiye’de istihdam beklentilerinin en yüksek olduğu sektörlerin başında teknoloji ve BT hizmetleri geliyor. Ticaret ve lojistik sektörü, çeyrek bazda kaydettiği güçlü artışla öne çıkarken imalat, kamu sektörü, sağlık ve sosyal hizmetler alanlarında da belirgin bir ivme dikkat çekiyor. Finans ve sigorta sektörü ise daha dengeli bir görünüm sergiliyor.

Bölgesel görünümde Doğu Anadolu öne çıkıyor

Bölgesel dağılım incelendiğinde Doğu Anadolu, 32 puanlık Net İstihdam Görünümü ile en güçlü bölge olarak öne çıkıyor. Akdeniz ve İç Anadolu bölgeleri de kayda değer artışlar gösterirken Marmara ve Güneydoğu Anadolu’da daha temkinli bir tablo görülüyor. Ege Bölgesi ise sınırlı toparlanma sinyalleri veren bölgeler arasında yer alıyor.

Küçük işletmeler daha iyimser

Organizasyon büyüklüğüne göre değerlendirildiğinde 10’dan az çalışanı olan mikro ölçekli işletmeler, 36 puanlık Net İstihdam Görünümü ile en iyimser grup olarak öne çıkıyor. Büyük ölçekli şirketlerde de beklentiler güçlenirken, orta ölçekli işletmelerde daha dengeli bir seyir izleniyor.v

İstihdam verilerinde görülen bu toparlanma, yalnızca ekonomik göstergelerle sınırlı bir iyileşmeyi yansıtmıyor. Doğrudan yabancı yatırımlardaki artış, finansal istikrar adımları ve para politikasında öngörülebilirliğin güçlenmesi, işveren davranışlarını doğrudan etkiliyor. Özellikle teknoloji, lojistik ve imalat gibi alanlarda gözlenen ivme, Türkiye’nin üretim ve hizmet kapasitesini yeniden dengeleme arayışının bir yansıması olarak okunabilir. 2026’nın ilk çeyreği, istihdam tarafında temkinli fakat yapısal bir toparlanmanın başlangıcı niteliği taşıyor.


Kapat